Monday, May 08, 2006

Koku

Kokuyla tasvir eder, kokuyla animsariz.
Yasadigimiz yerler, anilarimizda kalan kokularla birlikte yer eder bellegimizde.
Almanya deyince yeni bicilmis cim kokusu, Mersin'i düsününce iyot kokusu geliyor aklima, bir de mis kokulu portakal çiçekleri.

Cezayir deyince de kahve.
Bu ülkenin toplumsal yasaminda kahvenin cok önemli bir yeri var.
Cezayirliler, güne Fransizlar gibi kruvasan yiyip kahve icerek basliyorlar.
Burada, bizim ayak üstü bir şeyler yiyip içtiğimiz büfelere benzer kahveler var.
Yalnizca erkeklerin gittiği bu yerlerde , biraz da sokaga tasarak sohbet edip kahvelerini yudumluyorlar.

2004’te buraya ilk geldigimizde, alt katta, balkonunda kahve icen komsudan yükselen kokunun etkisiyle, cok da tiryakisi olmadigimiz halde, bir sabah meydandaki kahvenin yolunu tutmustuk.
Ben bir bankta oturup beklerken, Soner karsidaki kahveden iki bardak kahve alip gelmisti. Likor bardağına benzer küçük bardaklarda icilen bu kahve espressoya benziyor ve oldukca koyu.

Simdi bu yeni evde de, her sabah komsularin pencerelerinden süzülüp bize misafir olan kahve kokusu düsündürdü bana bunlari.
Hafizami yokluyorum da, onca yil yasadigim Istanbul'dan belli bir koku kalmamis bana sanirim. Belki bir tek Emirgan’daki ihlamurlar, temmuz ayinda ciceklenen agaclarin baygin kokusu.

5 comments:

Yeşim'in Mutfağı said...

Benim gibi herşeyi koklayarak anlayan biri için güzel bir yazı olmuş :)
Bir de evlerin kokusu vardır, herkesin evi başka başka kokar ve insanın aklında öyle yer eder sanki...

sumuklubocek said...

istanbul'dan geride kalan, bogaz'in kokusu bende.
kadikoy-besiktas vapurunun guvertesinde duydugum ve orada olmasam da hep duyacagim o koku...

vintage biscuit said...

çok güzel bi konuyu ele almışsın . seni okuyunca düşündümde , evetgaliba öyle dedim . heryeri anımsatıcak koku var . hafızaya işler mi koku ? evet işler

Isil S. said...

Yesim,
tesekkürler. Bakalim yeni yasaminda hangi kokularla tanisacaksin.
*
İrem,
sanirim son vapur seferlerimde her seferinde sigara icen insanlarin arasina düstügümden olsa gerek, Bogaz'in kokusuu hic gelmedi aklima yazarken.
Hadi tek bir sigara önemli degil diyorum ama kimisi o 20 dakikalik yol boyunca tek bir sigarayla da yetinemediginden her seferinde iceri kacmak zorunda kaldim. Son bir kac seferde talihsiz bir sekilde ayni sey oldu... Yorumun için tesekkürler.
*
Vintage Biscuit,
begendigine sevindim, teşekkürler.

sumuklubocek said...

Sevgili Isil,
seni cok iyi anliyorum... benim de buradan turkiye'ye ilk gidisimde en cok farkettigim ve rahatsiz oldugum her tarafta tuten, buram buram sigara kokusuydu ne yazik ki...
turkiye'ye gitmeyeli neredeyse 3 yil olacak simdi,
beynimdeki kokularin hala animsadigim gibi olmamasindan korkuyorum :(